ESCORT BAYAN


escort bayan


escort bayan escort bayan escort bayan escort bayan

escort bayan escort bayan escort bayan escort bayan

escort bayan escort bayan escort bayan

Penisin Boyu mu İşlevi mi Önemlidir

Cinsellik 27 Temmuz 2017

Önemli olan, penisin büyüklüğü değil, erkeklerin zihinlerindeki fallus fantazisinin çapıdır. Dünyada iki çeşit insan olduğunu, bunlardan birisinin de daha güçlü, daha haklı, daha önemli ve tartışılmaz bir iktidar sahibi olduğunu öğrenen oğlan çocuğu, bacaklarının arasındaki minik et parçasının bu müthiş farkı yaratan şey olduğuna şiddetle inanır. Ama bir sorun vardır: Kendisi daha güçlü, daha haklı, daha önemli ve tartışılmaz bir iktidar sahibi değildir; en azından henüz. Ancak babası ya da onun için “baba işlevini” gören her kim ya da her neyse, o dev gibi bir penise sahip olmalıdır mutlaka. Gerçek babasının gerçek penisini görmüş olup olmaması da bir fark yaratmaz: Görmediyse bile fantazisi ona yardımcı olacak, hayatının geri kalanını devasa bir “baba fallusu” hayaletinin gölgesinde geçirecektir.

O yüzden yazılır binlerce “Haydar Bey, penisimin boyu şu kadar, bu konuda ne yapabilirim?” mektupları. Sadece Haydar Bey’e de değil; dünyanın her yerindeki erkek dergileri böyle mektuplarla dolup taşar. Bir sürü uyanık “penis büyütme” yöntemleri geliştirip ya da uydurup sizi bunlarla mektup, reklam ya da e-posta bombardımanına tutarlar. Ama çare yoktur. Fallus ne kadar büyürse büyüsün, o fantastik “baba fallusu” boyutlarına asla ulaşamayacaktır.

Dolayısıyla evet, (penisin değilse de) fallusun boyu-posu önemlidir. Ama sadece yaşlansalar da oğlan çocuğu olmaktan bir türlü kurtulamayan erkekler, yani hepimiz için. Kadınlar da zaman zaman bunu önemsiyormuş gibi görünseler de bu büyük ihtimalle biz erkeklerin kalbi kırılmasın diyedir.

Evet, “Haydar Bey, penisimin boyu şu kadar, bu konuda ne yapabilirim?” mektuplarından hayatı boyunca bunalan ülkemizin (benim gençliğimdeki) tek seksoloğu Haydar Dümen, böyle genel-geçer bir cevapla meseleyi halletmeye çalışmıştı. Bu tartışma hâlâ bir hayli taraftar bulabiliyor. Üstelik (bazı aşırı örnekler hariç tutulursa) haklı olduğu bir yan da yok değil.

Ama hemen sevinmeye başlamayalım: “Boy” derken neyi kastettiğimizi biliyoruz da, “işlev” ne anlama geliyor, o kadar açık mı? Eğer kastedilen üreme işlevi, yani spermlerin yumurtaya bir yolla ulaştırılması ise, onun için boyu bir yana, herhangi bir penise bile gerek yok. Günümüz teknolojisiyle basit bir enjektör bile o işi görebiliyor (“Tüp bebek” heyecanıyla doktorlara koşturanların sayısını bir düşünün). Eğer mesele üreme değil de “cinsellik” ise, orada da penis bir “olmazsa olmaz” değil. Lezbiyenler tarihin başından beri onsuz da idare ediyorlar, eğer çok isterlerse de yapay bir penisle işi çözüyorlar. Dolayısıyla önemli olmayan penisin boyu değil, ta kendisi. Olmasında büyük bir zarar yok (büyüklük fantazilerine kapılıp kendisini “fallus” zannetmediği sürece). Ama onsuz yaşamayı da öğrenmemiz gerek. Çünkü ancak o zaman hayatımızı zehir eden “Boyu ne kadar?” ya da “Bu kadarı yeterli mi?” korkularından kurtulacağız. O korkudan bir kere kurtulduktan sonra da penisimizle (ya da onun yokluğuyla) gül gibi geçinip gidebiliriz.

753 genel görüntüleme, 0 today

  • Erkeklerin genel olarak ortak sorunlarını gideren escortlar

    by on 19 Nisan 2020 - 0 Comments

    Erkeklerin genel olarak ortak sorunlarından biri, en çok tutkunu olduğu ve kendisini kaybettiği cinsel ankara escort hayatında her bayana güvenmektir. Çünkü her bayana güvenip birlikte olmanın sonucunda oldukça pişman olup, sıradan bir ilişki yaşamaya maruz kalıyor. Bu yüzden erkeklerin her bayan güvenmeyip bu anlamda tecrübeli ve kendisine iyi hizmet verecek yeterliliğe sahip escort bayanlarla görüşme