ESCORT BAYAN


escort bayan


escort bayan escort bayan escort bayan escort bayan

escort bayan escort bayan escort bayan escort bayan

escort bayan escort bayan escort bayan escort bayan

escort bayan escort bayan

Kadınlar Sert Erkek Mi Sever?

Cinsellik 31 Temmuz 2017

Ne de olsa sözel bir “sertliği” kabullenmek, “erkeğinin” bu özlü sözüne karşı çıkarak dayak yemekten daha iyi olabilir. Bu sözü doğrulamak için binlerce yıllık bilgelik metinlerinden ve kutsal kitaplardan az alıntı yapılmamıştır. Erkek biraz sert olmalı, kadınını kıskanmalı, sözünü dinletmeli, hayati kararları vermeli ve bir kere verdikten sonra da o kararlara (karısı ve çocukları tarafından) uyulmalı. Eğer o kararlar fos çıkar, felaketle sonuçlanırsa da, hiç merak etmeyin, kabahatin tamamen kadında olduğunu kanıtlayacak bir tartışma dizisi hazır beklemektedir. Ya da tartışmaya bile gerek yok, bir dayak her şeyi halleder, kararın ne olduğunu, neden fos çıktığını anında unutturur.

Kadın erkeğinin “sert” olmasını filan istemez aslında. Kuşkusuz sözünün eri olmasını, kararlı olmasını, kendine güvenmesini ister. Ama zaten bunlar erkeklerin de kadınlardan beklemesi gereken şeyler değil midir? Sorun şu: Sözünde durmayı bilmeyen, kendine güveni sıfıra yakın, karar veremeyen, verdiğinde de arkasında duramayan erkekler, bunları “sertlikle” ikame etmeye çalışır, kadınların kendilerinden beklediği şeyin bundan ibaret olduğunu zannederler. Zannetmeleri yetmez tabii, hepimizi de buna inandırmak için ellerinden geleni yaparlar. Dayaktan korkanlarımız inanmış gibi yapar, böylece hep beraber “gibi yaparak” geçinir gideriz.

761 genel görüntüleme, 1 today

Travestiler ve Gayler Hasta Mıdır?

Cinsellik 29 Temmuz 2017

1974 yılında, DSM II’nin (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders: Zihinsel Bozukluklarda Teşhis ve İstatistik El Kitabı) yedinci basımında, eşcinsellik “resmen” bir “zihinsel bozukluk” olmaktan çıkarıldı. Ama çok sevinmeyelim, onun yerine hemen “Cinsel Yönelim Rahatsızlığı” (Sexual Orientation Disturbance) diye yeni bir kategori icat edildi. Daha sonraları aklıevvel Amerikan “bilim insanları” SSAD (Same-Sex Attraction Disorder: Aynı Cins Cazibe Bozukluğu) gibi bir inciye de imza atacaklardı.

Esas olarak çoğunluğunu beyaz Avrupalı erkeklerin oluşturduğu “bilim dünyası” bir yandan eşcinselliği bir hastalık olarak görmekten bir türlü vazgeçemez, öte yandan da bunun gerçek olmadığını bilir. Bu yüzden kafası bir hayli karışıktır. Çünkü o dünyadaki bir sürü homofobik kafa, eşcinselliği bir tehdit olarak algılamaktan vazgeçemez bir türlü. Artık siz deyin kendi ruhlarının derinliklerinde yatan eşcinselliğin başını kaldırmasından korktukları için, ben diyeyim bunu “mutlu” ve kutsal geleneksel aile yapısının dibine dinamit koymak olarak algıladıkları için. Ama en azından 1974’ten beri, “eşcinsellik” resmi tıp metinlerinde bir hastalık olarak geçmiyor. Kıymetini bilelim, ama meselenin çözülmüş olmaktan çok uzak olduğunu da kabul ederek yola devam edelim.

Mersin escort sosyolojisinde sadece kadınlar bulunmadığını unutmayalım. En az escort bayanlar kadar travestiler ve gaylerde -LGBT- escort kategorisinde yer alabilir. Çünkü escortluk yalnızca kadınlara özgü bir partnerlik biçimi değil. Bugün Mersin’de anladığımız escortluk tanımı yalnızca kadınlar için geçerli.

Üreme amaçlı olmayan cinselliğin kendisi de klasik anlamıyla doğal değildir zaten. Doğum kontrolü uyguladığınız zaman, prezervatif, doğum kontrol hapı, rahim içi cihazı kullandığınız, takvim yöntemi uyguladığınız, dışarıda boşaldığınız zaman da “doğal olmayan” bir şey yapıyorsunuz demektir. Doğa yalnızca üremeden anlar, cinsellik ise insana özgüdür.

1076 genel görüntüleme, 1 today

Cezerye Cinsel Gücü Artırır

Cinsellik 28 Temmuz 2017

Cezeryenin yapımında kullanılan havuç, hindistan cevizi, fıstık veya ceviz ile şeker bir araya gelince mesir macunundan çok daha etkili bir cinsel güç aracına dönüşür. Mersin’in ünlü tatlısı cezerye yiyenleri adeta bir boğaya dönüştürüyor. Havucun şekerle birleşmesinden doğan doğal afrodizyak etkisi hindistan cevizi ve cevizle buluşunca viagra etkisine neden oluyor.

Mersin Cezeryesi Yiyen Erkeklerden Kadınlar Ne İster?

Kadınları binlerce, on binlerce yıl boyunca köleleştirdiğimiz yetmedi, bir de bunu kendilerinin istediğini, kadınların esas derdinin “bağlanmak” olduğunu iddia ederek, verdiğimiz zarara bir de aşağılama ekliyoruz. Kadınlar da erkekler gibi cinsel ilişkiden haz almak ister. Ama maalesef bu haz binyıllardır “tehlikeli” bir şey haline getirildiği için, çoğunlukla öyle değilmiş gibi davranmak zorunda kalırlar. “İstemezler”; “vermezler”; en iyi ihtimalle “yan cebime koy,” diye davranırlar. Çünkü aksi takdirde başlarına gelecekleri bilirler.

Cinsel ilişkiden haz alan ve bunu gösteren bir kadın mısınız? Yandınız. Çünkü kocanızın/partnerinizin hayal gücünü tetiklediniz bir kere. Adamcağız sizi başka erkeklerle de aynı hazzı (hattâ daha fazlasını) alırken hayal etmeye başlayacak, bunu engellemek için elinden geleni ardına koymayacak. Bu engellemenin varacağı yeri de biliyoruz: Tüm diğer erkekleri devreden çıkarmak mümkün olmayacağına göre, en iyisi sizi öldürüp rahat etmek. Başka kültürlerde “kadın sünneti” diye bir şey icat edilmiş; kadının haz almaya yarayan bölgelerini kesip çıkarmak yani. Ama “medeni” toplumlarda buna iyi gözle bakmıyoruz artık. Öldürüp kurtuluyoruz.

O yüzden iyisi mi siz cinsel ilişkiden haz almıyormuş gibi yapın; tek arzunuzun evlenip yuva kurmak, bağlanmak olduğuna, vatana millete faydalı çocuklar yetiştirmekten başka hevesiniz olmadığına erkekleri inandırın. Bakarsınız bu yolla canınızı kurtarmışsınız.

640 genel görüntüleme, 1 today

Kadınların Orgazm Taklidi

Cinsellik 28 Temmuz 2017

Kadınlar pek de eskilerde olmayan bir zamana kadar orgazm olmuyormuş taklidi yapıyorlardı. Ortaçağ’da “orgazm olan”, yani cinsel ilişkiden haz alan kadın bir tür şeytan sayılırdı. Cadı avlarına temel oluşturan Malleus Maleficarum “el kitabında”, cadıların tarifleri arasında cinsel haz alma görüntüleri de var.

19. yüzyılda ise kadınlar artık cadı sayılmaktan kurtulmuş olmalarına rağmen, bu defa da histerik olarak damgalanmaktan kurtulmak için cinsel ilişkide kayıtsızmış numarası yapmak zorunda kaldılar. Yani kadın cinselliğini bastırmayı dinin bıraktığı yerden tıp ilmi devralmıştı. Kuşkusuz bütün bu durumlarda bastırılan cinsellik, dönüp dolaşıp başka koşullarda ortaya çıkıyor, gerçekten “histerik” olarak tanımlanabilecek davranış farklılıklarına yol açıyordu. Freud uzunca bir süre histerinin “baba tacizi/tecavüzü”nün bir sonucu olduğuna inandıktan sonra en nihayet bu bastırılmış cinselliği keşfetti. Ama çok geç. Kadınlar ikisi de erkek egemenliğinin kurumları olan din ve tıbbın elinden kurtulmak için cinsel ilişkide kayıtsızmış numarası yapmayı sanat haline getirmişlerdi bile.

Orgazm

1950’lerden sonra bir bir yayınlanan “kadın cinselliği” çalışmaları (Kinsey, Masters & Johnson, Hite) “Aaa, meğerse kadınların çoğu orgazm olamıyormuş!” sonucuna vardılar. Ancak aslında gördükleri şey, kadınların “orgazm yeteneklerindeki” bir kusurdan ziyade, yüzyıllardır kendini koruma dürtüsüyle oluşmuş bir savunma mekanizmasından, kendini haz almaktan (ve bu yüzden de cadı, ya da en azından “kötü, yollu kadın” diye yaftalanmaktan) koruma gayretinden ibaretti.

954 genel görüntüleme, 1 today

Ön Sevişme Üzerine

Cinsellik 28 Temmuz 2017

Burada angarya olarak görülen “ön sevişme” değil, cinsel ilişkinin ta kendisi. Bir “Bitse de gitsek!” anlayışı. Zaten cinsel ilişki bir angarya, bir de onun önünü sonunu icat edip işi uzatıyorsunuz!

Oysa cinsel ilişkinin önü-sonu olmaz. Tabii cinsel ilişkiyi basit bir çiftleşme olarak görmüyorsak. Cinsel ilişki çiftleşmeden farklı bir şeydir, onun önüne takılmış, olmasa da olur, erkeklerin kadınları “memnun etmek” için mecburen bulaştıkları bir fazlalık değildir. Çiftleşmeyi “esas mesele” olarak yaşayanlara biz kısaca “hayvan” diyoruz. Hakaret amacıyla değil: Tekrarlamaktan bıkmayalım, çiftleşmek (üreme amaçlı) hayvanlara, cinsel ilişki (haz amaçlı) insanlara özgü faaliyetlerdir. Mersin escortları iklimin ve tantuninin etkisiyle harika sevişir 🙂 .Çiftleşmek, yani spermlerini uygun bir yere bırakıp olay mahallini terk etmek, bildiğimiz bütün hayvan türlerinin erkeklerinin ortak özelliğidir.

Bir de bunun öncesinde, dişileri başka bir erkekle değil de bizimle çiftleşmeye ikna etmek için yapılan komik ayinler vardır: Kuyruğunun renklerini göstermek, şakımak, dans etmek, daireler çizerek uçmak, ulumak filan gibi. İnsan erkekleri de buna benzer şeyler yaparlar: Espri yapmak, içki ısmarlamak, kokular sürünmek, anne-babasına hediyeler almak, arabasını göstermek filan gibi. Ama hayvanlar âleminde “ön sevişme” yoktur. Çünkü hayvanlar sevişmez, çiftleşirler. İnsanlar ise önüyle-sonuyla, çiftleşme olsun-olmasın sevişmeyi öğrendiklerinde “insan” diye anılmayı hak ederler.

936 genel görüntüleme, 1 today

Gergedan Çiftleşmesi

Cinsellik 28 Temmuz 2017

Bu video, gergedan çiftleşmesi, Afrika savanasından vahşi yaşamda aşk meşk nasıl sorusuna yanıt olarak mersinmoda’ye düştü. Sadece biz sevişmiyoruz. Sadece bizim aletimiz tüm evreni sıraya dizecek kadar azametli ve sert değil. Bu video, izleyen erkeklerde kalıcı komplekse neden olabilir. 🙂 Gergedan hayvanının soyu bu aletle bile tükeniyorsa biz ölelim!

600 genel görüntüleme, 1 today

Babanın Öz Kızına Şehvet Duyması

Cinsellik 27 Temmuz 2017

T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan şu açıklama geldi: “Babanın öz kızına şehvet duyması haram değildir.” Şimdi, bu “fetvadan” sonra zavallı müesseseye “Vay, kendi kızıyla cinsel ilişki mubahtır diyor!” diye hücum etmekte acele etmeyelim. Onu demiyor çünkü. Biraz düşününce, daha da beter bir şey söylüyor. Açıklamanın esası, eğer baba kazaen kızına şehvet duyarsa (burada ayrıntılı tarifler var ki aktarmaktan hicab ederim), bunun karısıyla olan nikâhını geçersiz kılmayacağı. Yani babalara açık çek vermiyor. Sadece onların böyle bir şehvet hissine kapılabileceklerini, bunun aile kurumu içinde normal olduğunu ve bu kurumun bütünlüğünü bozmayacağını zımnen kabul ediyor. Yani kısacası, Lut öyküsünü bir anlamda tekrarlamış oluyor. Eğer ortada “karısı” diye biri yoksa, yani ölmüş, boşanmış ya da bir tuz sütununa dönüşmüşse, o zaman ne olacak? Mersin escort bayanlar Türkiye’nin en iyileridir.

Babanın kızına karşı duyduğu şehvet hislerini denetlemesinin gerçek nedeni, bunun varolan nikâhının geçerliliğini tehlikeye atmasıymış demek ki. O yüzden de bu hisler denetim altında tutulur, kuvveden fiile çıkarılmazsa, nikâha bir zarar gelmiyor. Ama nikâh zaten ortadan kalkmışsa, o zaman denetimin bir nedeni, denetimi sağlayacak bir müşevvik de kalmıyor geriye. Dolayısıyla yakında aynı kurumdan şöyle bir fetva gelirse de şaşırmayalım: Boşanmış ya da dul babanın kızına karşı şehvet hisleri duyması ya da onunla oynaşması haram değildir. Ancak zinhar bekâretine dokunmamalıdır, çünkü o zaman müstakbel kocanın hakkına (yani el değmemiş mal alma hakkına) halel getirmiş olur.

513 genel görüntüleme, 1 today

Erkekler mi Daha Azgın Kadınlar mı?

Cinsellik 27 Temmuz 2017

Erkekler daha azgın sanırız. Öyle olduklarını sanmamızı isterler, ama düşkün oldukları şey seksin kendisinden ziyade baştan çıkarma ayinleridir. Erkeklerin önemli bir kısmı, hattâ çoğunluğu için, cinsel fiilin kendisi, bir an önce olup bitmesi gereken bir şeydir. “Ön sevişmeden” sıkılan, işini ilk fırsatta “bitiren” (kalp kırmamak için “erken boşalma” terimini kullanmıyorum), sonra da sırtını dönüp uyumaya başlayan erkekler “seksten” nasıl bir haz alabilirler ki zaten? Aldıkları azıcık haz, kendi başlarına da alınabilirdi (gerisini çıkarırsanız, “erkek orgazmı” denilen şey mastürbasyonla da oluyor).

Ama erkekler gene de cinsel ilişkiden vazgeçemiyor, hattâ çok arzuluyor gibi görünüyorlar. Çünkü erkek arzusu, arzu nesnesini elde etmeye yönelik. Baştan çıkarmaya, tavlamaya, boyun eğdirmeye, razı etmeye yönelik. Başarıya ulaştığı anda da “görev tamamlanmış” oluyor. Ancak “başarıya ulaşmanın” göstergesi, cinsel ilişkinin ta kendisi, o yüzden de cinsel ilişkiye de mecburlar bir yerde.

Hemen arkasından da içgüdüleri devreye giriyor: Elde etmek yetmez, elde tutmak da gerekir. İnsanlık öncesinden kalan “Bir tek benim genim yürüsün!” içgüdüsü egemen oluyor, diğer erkekleri dişinin çevresinden uzaklaştırma gayreti başlıyor. O zaman da cinsel ilişki, tekrarlanması gereken bir şeye dönüşüyor. Zaman içinde bu zorunluluk bir angarya haline geliyor, üstelik başka “baştan çıkarma ayinlerinin” önünde bir engel oluşturmaya başlıyor. Erkek gizli gizli başka denizlere yelken açmaya çalışırken, biz de ona bakıp “Ne kadar seks düşkünü adam!” diye düşünüyoruz. Oysa düşkün oldukları, hattâ bağımlısı oldukları şey “seks”ten ziyade fetih. Mersin’de azgın bir escort gördüğümüzde şaşırırız. Oysa Mersin erkeklerinin azgın olmasını bekleriz. Ancak Mersin escortları da en az erkekler kadar azgın ve ateşlidir.

728 genel görüntüleme, 1 today

Penisin Boyu mu İşlevi mi Önemlidir

Cinsellik 27 Temmuz 2017

Önemli olan, penisin büyüklüğü değil, erkeklerin zihinlerindeki fallus fantazisinin çapıdır. Dünyada iki çeşit insan olduğunu, bunlardan birisinin de daha güçlü, daha haklı, daha önemli ve tartışılmaz bir iktidar sahibi olduğunu öğrenen oğlan çocuğu, bacaklarının arasındaki minik et parçasının bu müthiş farkı yaratan şey olduğuna şiddetle inanır. Ama bir sorun vardır: Kendisi daha güçlü, daha haklı, daha önemli ve tartışılmaz bir iktidar sahibi değildir; en azından henüz. Ancak babası ya da onun için “baba işlevini” gören her kim ya da her neyse, o dev gibi bir penise sahip olmalıdır mutlaka. Gerçek babasının gerçek penisini görmüş olup olmaması da bir fark yaratmaz: Görmediyse bile fantazisi ona yardımcı olacak, hayatının geri kalanını devasa bir “baba fallusu” hayaletinin gölgesinde geçirecektir.

O yüzden yazılır binlerce “Haydar Bey, penisimin boyu şu kadar, bu konuda ne yapabilirim?” mektupları. Sadece Haydar Bey’e de değil; dünyanın her yerindeki erkek dergileri böyle mektuplarla dolup taşar. Bir sürü uyanık “penis büyütme” yöntemleri geliştirip ya da uydurup sizi bunlarla mektup, reklam ya da e-posta bombardımanına tutarlar. Ama çare yoktur. Fallus ne kadar büyürse büyüsün, o fantastik “baba fallusu” boyutlarına asla ulaşamayacaktır.

Dolayısıyla evet, (penisin değilse de) fallusun boyu-posu önemlidir. Ama sadece yaşlansalar da oğlan çocuğu olmaktan bir türlü kurtulamayan erkekler, yani hepimiz için. Kadınlar da zaman zaman bunu önemsiyormuş gibi görünseler de bu büyük ihtimalle biz erkeklerin kalbi kırılmasın diyedir.

Evet, “Haydar Bey, penisimin boyu şu kadar, bu konuda ne yapabilirim?” mektuplarından hayatı boyunca bunalan ülkemizin (benim gençliğimdeki) tek seksoloğu Haydar Dümen, böyle genel-geçer bir cevapla meseleyi halletmeye çalışmıştı. Bu tartışma hâlâ bir hayli taraftar bulabiliyor. Üstelik (bazı aşırı örnekler hariç tutulursa) haklı olduğu bir yan da yok değil.

Ama hemen sevinmeye başlamayalım: “Boy” derken neyi kastettiğimizi biliyoruz da, “işlev” ne anlama geliyor, o kadar açık mı? Eğer kastedilen üreme işlevi, yani spermlerin yumurtaya bir yolla ulaştırılması ise, onun için boyu bir yana, herhangi bir penise bile gerek yok. Günümüz teknolojisiyle basit bir enjektör bile o işi görebiliyor (“Tüp bebek” heyecanıyla doktorlara koşturanların sayısını bir düşünün). Eğer mesele üreme değil de “cinsellik” ise, orada da penis bir “olmazsa olmaz” değil. Lezbiyenler tarihin başından beri onsuz da idare ediyorlar, eğer çok isterlerse de yapay bir penisle işi çözüyorlar. Dolayısıyla önemli olmayan penisin boyu değil, ta kendisi. Olmasında büyük bir zarar yok (büyüklük fantazilerine kapılıp kendisini “fallus” zannetmediği sürece). Ama onsuz yaşamayı da öğrenmemiz gerek. Çünkü ancak o zaman hayatımızı zehir eden “Boyu ne kadar?” ya da “Bu kadarı yeterli mi?” korkularından kurtulacağız. O korkudan bir kere kurtulduktan sonra da penisimizle (ya da onun yokluğuyla) gül gibi geçinip gidebiliriz.

582 genel görüntüleme, 1 today

Erken Boşalmanın Süresi

Cinsellik 27 Temmuz 2017

Buradaki soru “Ne kadar erken?” olmalı. Erkeğin “boşalması” için doğa ya da seksoloji uzmanları tarafından tespit edilmiş standart bir süre yok. Önemli olan partnerinizle ne kadar uyum içinde olduğunuz. Eğer böyle bir uyum yoksa, yani herkes kendi başının çaresine bakmaya çalışıyorsa, taraflardan birinin diğerine göre “erken” işini bitirmesi zaten kaçınılmazdır. Bu tarafın da “boşalma” konusunda (hem fiziksel hem de psikolojik açıdan) daha az sorunu olan erkek olması ihtimali gayet yüksektir.

“Erken boşalma” genellikle psikolojik bir sorun olarak görülür. Ama aslında, yukarıda da birkaç kez değindiğimiz gibi, psikolojik olmaktan ziyade kültürel bir sorundur. Cinsellikle ilişkisi fetih/baştan çıkarma üzerine kurulmuş, o baştan çıkarma bir kere gerçekleşince de pek bir motivasyonu kalmayan erkeğin, “bitse de gitsek” sıkıntısının bir sonucudur. Fiziksel ya da psikolojik tedavi yöntemleriyle giderilmesi çok zordur. Esas olan erkeğin cinsel ilişkiyi bir angarya olarak görmekten vazgeçmesi, kendi bedeniyle ve cinsellikten alacağı hazla (ki “boşalma” sırasında alındığı sanılan haz bunun çok küçük bir kısmıdır) barışmayı becermesidir. O zaman “boşalmanın” süresi de bir sorun olmaktan çıkar.

2601 genel görüntüleme, 1 today

Page 1 of 21 2
  • Kadınları Boşaltma Garantili Metod

    by on 20 Ağustos 2017 - 0 Comments

    Erkek oral seksi çok iyi yapabilmelidir. En az 20-40 dakika durmaksızın dilini hızlı bir biçimde, yukarı-aşağı hareket ettirebilmelidir. Bu metodta sol elin 4. parmağı vazelin veya Johnson’s baby oil ile yağlanarak anüse sokulur, sol elin 2. Ve 3. Parmakları aynı anda vajinaya sokularak yukarıya doğru G-Noktası uyarılır. Bu sırada dil oral seksle klitorisi uyarmaktadır. Boşta

  • Vajinalarıyla Ok Atan Taylandlı Kadınlar

    by on 15 Ağustos 2017 - 0 Comments

    Tayland’da pek çok kadın, küçüklüğünden itibaren Kabbaza (Sahajoli, Pompoir) tekniklerini öğrenmektedir. Bu teknikler PC-Kaslarının uzun süreli eğitimine dayanmaktadır. Kabbaza aslında Arap kültüründen gelen bir kelimedir, İmsak gibi! Arap kültüründe de kadınlar PC-Kaslarını kullanmayı öğreniyorlardı ilk yüzyıllarda. Kabbaza yapabilen kadınlarla ilgili bugünkü Thailand ve Singapur’daki şovları izlediğinizde gözlerinize inanamamaktasınız, bu şovlardaki kadınlar şu eylemleri yapabilmekteler: Bu

  • G-Noktası Nedir, Nerededir?

    by on 16 Ağustos 2017 - 0 Comments

    G-noktası (Grafenberg noktası) vajinanın içinde, ön bölümde veya vajinanın üst duvarında yer alan 5-8 cm.’lik küçük ama çok hassas bir bölgedir. Adını kendini bulan Alman jinekolog Ernst Grafenberg’ten alan G-Noktasına bazen de Tanrıça Noktası denir. Mersin escort, 1940 yılında kadınların orgazm mekanizması üzerine yalpan araştırmalar sonucu vajinanın tam üstünde yer alan idrar yolunun, erkeğin penisinde

  • Erken Boşalmanın Süresi

    by on 27 Temmuz 2017 - 0 Comments

    Buradaki soru “Ne kadar erken?” olmalı. Erkeğin “boşalması” için doğa ya da seksoloji uzmanları tarafından tespit edilmiş standart bir süre yok. Önemli olan partnerinizle ne kadar uyum içinde olduğunuz. Eğer böyle bir uyum yoksa, yani herkes kendi başının çaresine bakmaya çalışıyorsa, taraflardan birinin diğerine göre “erken” işini bitirmesi zaten kaçınılmazdır. Bu tarafın da “boşalma” konusunda

  • Doğum Kontrolü Kimin Görevidir?

    by on 12 Ağustos 2017 - 0 Comments

    Doğum kontrolü yasağı esas olarak erkekleri muhatap alıyordu. Dolayısıyla, bu yasağın “etrafından dolaşma” yolları genellikle erkeklerin “yaratıcılığına” kalmış oldu, onlar tarafından geliştirildi ve uygulandı. Erkekler bir yolla prezervatif edinerek ya da dışarıda boşalarak doğum kontrolü yasağından kaçabiliyorlardı. Peki, ama kadınlar ne yapsın? Erkeğin canı çektiğinde (mirasçı filan gerektiğinde, ya da kadını eve bağlamak için mesela)